Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

>Morrissey’den Yine Sol Kroşe

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/ 6 Haziran 2009

Alternatif rock’ın şair müzisyeni Morrissey’in 5. stüdyo albümü “Southpaw Grammar”, yeniden düzenlenerek tekrar yayımlandı. 1995 yılında ilk çıktığında farklı tarzı nedeniyle tartışmalara neden olan albüm, özelikle “Boy racer” ve “Dagenham Dave” gibi şarkılarla büyük başarı yakalamıştı.

Albümün tekrar yayımlanmasının nedeni, müziğe yön veren ve gelecek kuşaklara kalacak önemli yapıtlar arasında yer alması. Sony Müzik tarafından başlatılan “Legacy Edition” adlı seriden çıkmasının nedeni de bu.

2009 versiyonu, 1995 tarihli albüme göre bazı farklılıklar gösteriyor. Orijinal albümün kapağında görülen efsanevi boksör Kenny Lane’in yerine, bu kez kapakta Morrissey’in, hayranlarının deyimiyle Moz’un, fotoğrafı var.

Bir diğer yenilik, Morrissey’in kaleme aldığı ve “kendi kendisiyle konuşma” olarak tanımladığı 20 sayfalık yazıyla sunulan albüm kitapçığı. Yeni fotoğraflarla süslenen bu yazı sayesinde, “Southpaw Grammar”ın kaydı sırasında yaşananları ve müzisyenler arasındaki gerilimleri, ilk ağızdan öğrenme olanağı buluyoruz. Üstelik Moz’un şarkı sözleri gibi, bu yazı da tahlil edilmesi gereken satırlarla, metafor ve ironilerle dolu…

Bana göre, Morrissey’in büyüleyici anlatımı bile bezenen bu kitapçık bile, yeni versiyonu almak için başlı başına bir neden. Ama albümün 15. yılını kutlamak için, sadece bunlarla yetinilmemiş. İçerikte de yenilikler yapılarak, 2009 baskısına daha önce yayınlanmamış dört şarkı eklenmiş: “Honey, you know where to find me”, “Fantastic bird”, “You should have been nice to me” ve “Nobody loves us” adlı şarkılar, Southpaw Grammar 2009’un sürprizleri…

DİNLEYİCİLERİ İKİYE BÖLEN ALBÜM

Dinleyicilerin ve eleştirmenlerin birbirinden çok farklı tepkiler gösterdiği albümler vardır; bazılarının çok beğendiğini, bazıları yerden yere vurur. “Southpaw Grammar” bu türe iyi bir örnek oluşturuyor.

Albüm ilk yayımlandığında, Moz hayranları ve eleştirmenler, birbirine taban tabana zıt görüşleri savunan iki kampa ayrılmıştı. İnsanların müziğe yaklaşımı öznel bir değerlendirmeyi gerektirdiğinden, herkesin zevki farklıdır ve bu da doğaldır. Ama yine de, bu albüme haksızlık yapıldığını düşündürecek bazı nedenler var…

Albümü beğenmeyenler, içinde 10 dakikayı aşan iki şarkı var diye, Moz’u kendi egosunu tatmin etmekle suçluyor. Bir şarkının 3-4 dakika ile sınırlandırılması, radyolarda çalınması ve pazarlama açısından gerekli olabilir. Ama uzun olması, o şarkının kötü olduğu anlamına gelmez.

Nitekim, Shostakovich’in 5. Senfonisi’nden sample kullanılan “The Teachers Are Afraid Of Pupils”, 11 dk. 20 sn. sürer ve albümün en güzel parçalarındandır; Pink Floyd’un ünlü şarkısı “Another Brick In the Wall”un öğretmenlerin bakış açısıyla yazılmış halidir bir bakıma…

6 dk. 54 sn. süren “The Operation” ise, baterist Spencer Cobrin’in 2.5 dakikayı bulan solosu ile başlar. Kimileri bunu gereksiz görüp eleştirir… Oysa o davul solo neler anlatır insana? Kişilik değişimine uğrayan eski sevgiliye duyulan öfkenin yansımasıdır o.

Bir grup da, şarkılardaki orkestrasyonu ve sert gitarların kullanıldığı bölümleri abartılı bulur. Çünkü Morrissey’in önceki albümlerinden farklı olarak ‘progresif rock’a kaydığını düşünürler.

Gerçekte, “Southpaw Grammar”ın genel havası, Moz’un o dönemde boks sporuna karşı duyduğu ilgiyi yansıtır. Albümün orijinal kapak fotoğrafı ve adı da bunu ortaya koyuyor. (“Southpaw” sözcüğü, İngilizce’de “solu güçlü boksör” anlamına geliyor. Southpaw Grammar’ın ne olduğunu da şarkı sözlerini duyunca anlıyorsunuz.)

BU ALBÜMLE ÖLÜMSÜZLEŞECEK…

Bu albümün, Morrissey’in önceki solo çalışmalarından farklı olması neden insanları o kadar rahatsız etti, neden müzik dergisi NME‘nin hışmını çekti, bilmiyorum… Bir müzisyen hep birbirine benzeyen şarkılar yazmak zorunda mıdır? Öyleyse, bu yaratıcılığı öldürmez mi? Kulaklar sürekli aynı ritimleri mi duymak ister?

Acaba bu tepkilerin nedeni, Morrissey’in kendisinin de içinden çıktığı işçi sınıfının bakış açısını en çok yansıtan albümü olduğu için miydi? Sert gitarlara, insanın kalp ritmini hızlandıran davullara duyulan öfkenin nedeni bu muydu yoksa?…

Sonuçta bütün bu tartışmalar, albümün daha çok ilgi görmesine katkıda bulundu. Ama “Southpaw Grammar”, bu kadar sansasyon yaratmamış olsaydı da, Morrissey için çok özeldi. Bunu, albüm kitapçığındaki şu sözlerinden de anlamak olanaklı: “Bu albüm insanların ilgisini çekmeye devam edecek mi? Yıllarca, günlerce, saatlerce mi sürecek bu ilgi, yoksa hiç mi ilgilenmeyecekler? Southpaw Grammar, ölüp ebediyete intikal ettiğimde bile beni hayata döndürecek …

Moz’un The Smiths sonrası kariyerinin en başarılı çalışmalarından birisi “Southpaw Grammar”… Ve siz almaya hazırsanız, albümün vereceği çok şey var…

Reklamlar

Written by zülalk

06 Haziran 2009 21:00

Morrissey, Pink Floyd, Shostakovich, The Smiths kategorisinde yayınlandı

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: