Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

>The Beatles’ın Yeniden Keşfi

with 4 comments

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/ 26 Eylül 2009

The Beatles, yeniden keşfedildi!” Son günlerde müzik gündemini izleyenlerin sık sık karşılaştığı bir cümle bu… Rock tarihinin en büyük grubu nasıl yeniden keşfedilir? Burada ima edilen “keşfetme” ticari midir? Yapılan iş, bütün dünyada milyonlarca hayranı olan bir grubun eski albümlerini tekrar yayımlayarak ticari kazanç sağlamak olduğuna göre, herhalde öyledir…

Bana göre, böyle bir durumda “keşiften” söz edebilmek için sorulması gereken iki soru var:

1-Plak şirketlerinin zaman zaman başvurduğu bu yöntem, yeni kuşakların The Beatles gibi bir grubu daha yakından tanımasını sağlar mı?

2-Bu şekilde, müzikseverlere ve koleksiyonerlere grupla ilgili yenilikler sunulabilir mi?

Bu sorulara “evet” yanıtı verilebiliyorsa, ticari kazanç “keşfe” dönüşmüş demektir. Ve bu da müzik açısından olumlu bir girişimdir. Bu nedenle, EMI ve Apple Records’ın The Beatles kataloğunun tümünü yeniden yayımlamasını bu açıdan ele alacağım.

9 Eylül’den beri tüm dünyayı saran The Beatles fırtınasının nedeni, sadece iki ayrı box set olarak yayımlanan albümler değil. Bunlarla birlikte eş zamanlı olarak The Beatles: Rock Band adlı video oyunu da piyasaya sürüldü.

MTV Games ile dünyanın önde gelen müzik-tabanlı oyun geliştiricisi Harmonix tarafından tasarlanan oyun, oyunculara The Beatles’ın müzik repertuvarını gitar, bas gitar, mikrofon ve davul kullanarak çalma imkanını veriyor.

HEM MONO HEM DE STEREO VERSİYONLAR

The Beatles kataloğunun yeniden yayımlanmasının sadece satışa dönük olduğunu ve dinleyici açısından bir anlam ifade etmediğini savunanlar var. Ben bu konuda ilk anda tarafsız kalıp, kararımı albümleri dinledikten sonra verdim…

Elbette yüzlerce dakika süren kataloğu tümüyle dinlemedim. Ama tanıtım için hazırlanan örnek albümü dinleme olanağı buldum. Şunu söyleyebilirim ki; son teknoloji kullanılarak yeniden düzenlenen şarkılar heyecan verici!

The Beatles’ın müziğini çok yakından tanımayan sıradan bir dinleyici belki aradaki farkı anlamayabilir. Ama mono kayıtlara göre, stereo kayıtlardaki netlik ve uyum, dikkat çekecek kadar belirgin. Analog kayıtlarda kaybolan kimi gitar ve bas tınıları, yeni dijital teknoloji sayesinde fark edilir hale gelmiş.

Ses mühendisleri, birçok efsane albümün kaydedildiği İngiltere’deki Abbey Road stüdyosunda tam 4 yıl boyunca bu iş için çalışmış. Sonuç, grubun hayranları ve koleksiyonerler için tatmin edici.

Amerika’daki ulusal kamu radyosu NPR’ın ünlü programcısı Bob Boilen’ın, bu duruma ilişkin yorumu şöyle: “En sevdiğiniz filmi, ilk kez HD teknolojisinde izlemek gibi…

Tam bu noktada bir eleştiri daha gelebilir. Denilebilir ki; “1987’de The Beatles albümleri yeniden düzenlenerek yayınlanmamış mıydı? Şimdi bu yeni versiyona ne gerek var?”

1987’de yapılan, The Beatles’ın ilk 4 albümünün mono kayıtlarının CD’ye aktarılarak yeniden yayınlanmasıydı. Kasetten CD’ye geçerken zorunlu olarak gündeme gelmişti. Şimdiki versiyonlarsa, eski ekipmanlarla yapılan kayıtların son teknoloji ile dijital ortamda yeniden düzenlenmesi.

HANGİSİNİ ALMALI?

Fanatik The Beatles hayranları, hiç kuşkusuz, hem 13 CD’lik mono seti hem de 17 CD’lik stereo seti almak isteyecektir. Birisinin 298, diğerinin 260 dolar olduğunu düşünürsek, bu herkes açısından pek de olanaklı görünmüyor.

Bu durumda hangisini alırdınız? Ben olsam, stereo olanla işe başlardım. Çünkü dijital ortamda yenilenen kayıtlarda, daha önce duymadığınız yeniliklerle karşılaşma olasılığı var.

Ayrıca bu sette, 1988’de yayımlanan iki CD’lik “Past Masters” toplama albümüne ek olarak, her albüm için hazırlanan mini dokümanter filmler, grubun ender görülen fotoğrafları ve Abbey Road stüdyosundaki kayıtlar sırasındaki konuşmaları içeren notlar da bulunuyor.

Ama mono versiyonunun da tam bir koleksiyon malzemesi olduğunu belirtmek lazım. Bu setteki CD’lerin üzerine orijinal plak kapaklarının fotoğrafı basılmış. 1963 tarihli ilk albüm “Please Please Me”den 1969 tarihli “Abbey Road”a kadar çıkan 10 albümü, ilk yayınlandığı haliyle ama CD olarak elinde bulundurmak isteyenler az değildir herhalde.

Müzik tarihini kökünden değiştirmiş bir grubun tüm kayıtlarına hem mono hem de stereo olarak sahip olmak ise, koleksiyoncuların rüyası olsa gerek. Bu albümler, büyük olasılıkla, The Beatles kuşağından gelenlerin aldığı son CD’ler olacak. Belki de MP3 teknolojisine yenilen CD’lere bu şekilde veda edecekler…

Öyleyse, gelelim yazının başındaki keşifle ilgili iki soruya… The Beatles’ın eski kayıtlarının yenilenmiş yeni versiyonları, hem arşivcileri hem de müzikseverleri memnun edecek özellikler taşıdığına göre, ikinci sorunun yanıtı “evet”.

Bir üniversiteli tanıdığımın bu albümleri dinledikten sonraki tepkisi, “İyi grupmuş The Beatles!” şeklinde oldu. Bu da birinci sorunun yanıtı… Geç kalmış da olsa keşif keşiftir…

Reklamlar

Written by zülalk

27 Eylül 2009 09:42

The Beatles kategorisinde yayınlandı

4 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. >Teknik kavram karmasasi uzucu. Tesadufen rastladigim yazinizdaki bu karmasayi kaldirmanizi oneririm. Beatles'in albumleri stereo'dur. Hatta gurup stereo anlayisinin yayginlasmasinda oncu niteligindedir. Nitekim orijinal Beatles kayitlarini dinlerken Balance Fader'ini kolonlar arasinda yatirirsaniz, davul v bas disindaki tum ogelerin bir kolona yerlesmis oldugunu gorursunuz ki zaten bu da stereo demektir. Yalniz elbette ki zamanin teknolojik olanaklari ya da olanaksizliklarindan, gurubun cok fazla enstruman v ping-pong kayit teknigi ile kaydettigi sarkilarda, ortadan gelen genel ses kumesinin buyuklugunun d sizi yaniltmasina izin vermeyin.Buradaki kasit remaster anlaminda sayisal donusumdur ki, aynen yazinizda yazdiginiz gibi daha oncesinde yapilmisti. O zaman bu calismanin biraz daha yuksek oranlarda bir ornekleme oldugunu varsayabiliriz. Ancak konu n olursa olsun hic bir sayisal ornekleme ayni sartlarda yapilmis bir analog kalitesine erisemez, yalnizca yaklasabilir. Sesleri sayisala donusturup, filtrelerden gecirerek sisirmek v temizlemek, dogru frekanslara ki su anin teknolojisiyle cocuk oyuncagi, oturtarak o crisp-clear duyumu saglamak demek sayisal olayinin daha kaliteli olmasi demek degildir. Bu gerceklik icerisinde analog kayitlarin sevimsizliginden bahsetmek yine cok dogru olmayacaktir. Sanal anlamda sisirilen seslerin Beatles muzigi uzerindeki etkisinin sevimsiz olup olmadigi ise yalnizca hayranlarinin tartisabilecegi bir bilgeliktir.Bir d belli ki Beatles hayrani degilsiniz ki son derece d normaldir. Yalnis anlamayin lutfen bir elestiri degil ancak Beatles plaktan dinlenir.Sevgi v saygilarimla.

    Murat

    19 Eylül 2010 at 05:04

  2. >Yorumunuza teşekkür ederim. Ancak konunun The Beatles hayranı olup olmamakla ilgisi yok. Ben gazeteciyim ve yazdığım konu hakkında araştırma yapıp ondan sonra yazmak sorumluluğumdur. Bütün The Beatles albümlerini yıllardır dinlememe karşın,bu yazıyı yazmadan önce sözünü ettiğim yeniden elden geçirilen albümleri tekrar dinledim. Sanırım bu konuda siz eksik bilgi sahibisiniz. Çünkü The Beatles'ın mono kayıtları var. O dönemde yaygın olan mono player'lara uygun olarak mono yayınlanan bu kayıtlar, daha sonra stereo olarak kaydedildi. Benim sözünü ettiğim bunlar…Ayrıca kayıtları yayınlayan plak şirketinin verdiği bilgi de bu yönde. Lütfen ekteki linklere de bakınız:http://en.wikipedia.org/wiki/The_Beatles_discographyhttp://gizmodo.com/5216258/sorry-stereo-but-beatles-in-mono-rocks-a-lot-more

    Zülal Kalkandelen

    19 Eylül 2010 at 07:43

  3. >Cevap verdiginiz icin ben tesekkur ederim. Oncelikle amacim kabalik etmek degildi, yalnizca turkiye'deki plak sirketlerinin durumu malum, yani turkiye'de bulundugum zamanlarda ozellikle yasal haklar konusunda kendileri ile calisma firsatim olmus v uzulerek soylemeliyim ki, dusunce yapilarini buradaki plak sirketleri ile kiyaslama olanagim olmustu. O yuzden biraz karamsar bakmami umarim mazur gorursunuz. Sektorel bakis acilari konusunda elbetteki pazarlama anlaminda bir elestiri yapamam, ancak karar verenlerin bilgileri v ozellikle teknolojiye olan bakis acilari v bu alandaki tecrubeleri hakkinda cok da olumlu izlenimlerim olmadi.Sizin soylediklerinize bir yere kadar katiliyorum. Yalnizca ben sunu ifade etmek istemistim, Beatles kayitlari o zamanlar 2 kanalli olan BTR tape ile yapiliyordu. Burda son miks uzerinde daha etkin olabilmek icin enstruman v vokal kayitlari saga v sola yatirilmisti. Mono mikslenmis daha dogrusu mono mx-down halleri konusunda haklisiniz, ancak ilk albumden baslayarak aslen stereo konsollar hedeflenerek stereo miksleri yapildi (yukarida acikladigim gibi). Mono mix-down dedigimiz halleri d ayrica hazirlandi ki, sanirim sizin soylediginiz v benim size katildigim nokta burasi. Ancak su anda yapilan calismada stereo'ya cevrilme konusundaki kavram karmasasi uzerine ben bir yorum yapmak istemistim. Su anda v sizin d daha once bahsetmis oldugunuz calisma sayisal cevrim v yeni bir mix (remix -tekrar mikslenmesi) anlaminda bir calisma ki, ben d oyunla es zamanli cikmasi konusunda sizin dusuncelerinizi paylasiyorum.Sizinle bu sohbeti yapmak gercekten keyifli oluyor, umarim bu tip muzik sohbetlerini blogunuzda surdururuz. Buralarda da durumlar biraz daha tatsiz olmaya basladi simdilerde. Bizim zamanimizdaki muzik=melodi yerini uzulerek soylemeliyim ki muzik=ritim esitligine birakti ki bu yaraticilik v gelisim anlaminda bence sektorun karsisindaki en buyuk tehdit.Tekrar soyluyorum, yazinizla ilgili olarak gerek turkcemden, gerek ifade bicimimden dolayi herhangi bir sekilde kaba duyulduysam, uzgunum. Amacim biraz olsun katilim gosterip, bilgi paylasiminda bulunmakti.Tekrar tesekkurler.

    Murat

    20 Eylül 2010 at 04:58

  4. >Katkı yapmanız beni memnun etti. Yazdıklarına olumlu ya da olumsuz tepki gelmesi, bir gazeteciyi memnun etmeli. Çünkü en kötüsü hiç tepki almamaktır. Ayrıca hata yapmak insanlara özgü. Onları düzeltmek için konuşmak da tek yol. Ancak daha önce yazdığım gibi, The Beatles'ın mono kayıtları konusunda belirttiğim çerçeveyi vurguluyorum ben. Sizin verdiğiniz bilgilere de teşekkür ederim. Gerçekten konuyu daha derinine inceleme olanağı verdi. Müzik konusunda tartışmak, görüşleri paylaşmak benim için her zaman zevktir. Teşekkürler.

    Zülal Kalkandelen

    20 Eylül 2010 at 06:25


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: