Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

>Melissa Auf der Maur Salon’u tutuşturdu!

with one comment

> Melissa Auf der Maur‘un cuma akşamı Salon’da verdiği konser umduğumdan da iyiydi. Kendisini 2004 yılında New York’ta Curiosa Festivali’nde izlemiş ve sahnedeki enerjisinden etkilenmiştim.

Bu defa ikinci albümü “Out of Our Minds“ın tanıtım turnesi kapsamında ülkemize de uğradı. Konserden önce prodüktörlüğünü yönetmen Tony Stone ile birlikte üstlendiği, albümle aynı adı taşıyan kısa filmi gösterildi. 28 dakikalık bu film, geçen yıl Sundance Bağımsız Filmler Festivali’nde de yer almıştı.

Yaklaşık yarım saat gecikmeyle saat 22:30’da gösterim başladı. Melissa Auf der Maur ile yaptığım röportajı daha önce bu blogda yayınladığım için ayrıntısıyla film üzerinde durmayacağım. ( Röportajı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. )

ESTETİK KALİTE, ÇARPICI GÖRSELLİK

Ancak şunu söylemek isterim; Güney Vermont’ta ormanlık bir alanın içinde çekilen OOOM, çok ilginç bir konuyu müthiş bir estetik kaliteyle işlemiş.

Sanatçının kendisinin söylediğine göre, zamanda seyahat konusuna odaklanan film, “birbirine koşut bir şekilde ortaya çıkan iki enerjinin hayali atmosferine giriş için bir davet. Filmde akılla kalp arasındaki ikilik keşfediliyor.”

Filmdeki görsellik öylesine çarpıcı ki, gösterim bitince keşke bir daha izlesek diye düşündüm. Tabii bu arada biz filmi izlemeye çalışırken yine bağıra çağıra konuşanlar da eksik değildi… (28 dakika susup film izleyemeyenler için ne demeli sizce?)

Saat 23:10’da OOOM projesi için hazırlanan bir tanıtım filmi yansıdı perdeye. Ardından biz videodaki görüntülerin etkisiyle ekrana takılıp kalmışken, Melissa ve ekibi gözüktü sahnede.

Aşağıda videolarını da koyduğum bu dakikalarda mekan ve sahne tamamen karanlıktı; giderek beliren bir kırmızı ışığın arasından Melissa gitarıyla ortaya çıktığında Salon’da büyük bir tezahürat duyuldu.

Bu kadar ufak tefek bir kadının, ağır bir gitarı büyük bir yetkinlikle kaldırıp cayır cayır çalışı gerçekten etkileyici. Sahnedeki hakimiyeti ve dinleyiciyle kurduğu diyalog bakımından da usta rock yıldızlarına verilecek 10 puanı hak ediyor Melissa. Ekibin tümünün siyah kiyafetleri ve sol yakalarına kırmızıyla işlenmiş M harfi de, Melissa’nın görüntüye verdiği önemin sonucu olsa gerek.

Ama büyük rock yıldızlarının kasıntı hali hiç yok onda. Dinleyicilere konsere geldikleri için teşekkür edecek kadar mütevazı.

ENERJİK VE KEYİFLİ BİR KONSER

Bir ara sahneye Melissa’nın özel anonsuyla Norveçli bir saksofoncu geldi. İstanbul’da konser vereceklerini duyunca ekibe eşlik etmek istemiş. İyi ki de etmiş; olağanüstü bir saksofon performansı duyduk böylece.

Hem dinleyiciler hem de tahmin ediyorum ki müzisyenler açısından oldukça doyurucu, çok enerjik ve keyifli bir konserdi. Hani bazı konserlerde sahnedeki müzisyenlerin kendilerini çaldıkları müziğe tamamen adayıp yapabileceklerinin en iyisini ortaya koyduklarını hissedersiniz; bu da o konserlerden biriydi.

Şu kesin ki, Melissa Auf der Maur, OOOM albümüyle kendisini solo müzisyen olarak kanıtladı. Vokalde bas gitarda olduğu kadar iddialı değilse de, altı yıl önce gördüğümden bu yanda performans kalitesinin daha da geliştiğini söyleyebilirim. Yolu açık olsun!

Melissa Auf der Maur ve ekibi sahneye çıkmadan önce gösterilen tanıtım videosu. (Bu videoda arka planda sürekli bağrışıp gülüşenlerin çıkardığı gürültüyü duyabilirsiniz.)

melissa auf der maur from zülal on Vimeo.

Sahneye ilk çıktıkları an. (Video biraz karanlık başlıyor ama sonrası izlemeye değer.)
http://www.twitvid.com/player/SDHZX

Reklamlar

Written by zülalk

18 Aralık 2010 21:14

Melissa Auf der Maur kategorisinde yayınlandı

Bir Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. >Zülal, eline sağlık, güzel özetleyen bir yazı olmuş Dediklerine katılıyorum. Melissa hakikaten sahne karizması çok sağlam olan bir müzisyenmiş. Ayrıca kendisi ve ekibiyle geçirdiğim 3 gece ve içilen onca biradan sonra diyebilirim ki hepsi çok canayakın ve samimi. Ekip sahnede çok başarılı, sound da çok kaliteli değildi. Bir açılış şarkısı olarak Isis Speaks yerinde bir seçimdi. Fakat videondan dinlediğim kadarıyla gitarlarda ciddi bir sorun varmış. Detoneler. IKSV'ye teşekkürler büyük olmalı. Cesaret işiydi bence. Ekiple geç,irdiğim 3 günü anlatan bir yazıyı bloguma gün içinde ekleyeceğim.

    Barış Akpolat

    20 Aralık 2010 at 12:35


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: