Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

Archive for the ‘Charlie Parker’ Category

>Vitrindeki Albümler 56:

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet/ 6 Şubat 2011

JOE LOVANO US FIVE- Bird Songs- (Blue Note Records)

Charlie Parker ya da bilinen takma adıyla “Bird”, caz müziğinde büyük izler bırakmış, kendisinden sonra gelen kuşakları derinden etkilemiş gerçek bir efsane. Onu anmak için bugüne kadar sayısız albüm yapıldı, eserleri tekrar tekrar çalındı.

Bilinen sorudur; “Kendi türünün en iyisi bir müzisyen varken, neden onun eserlerini onun gibi çalmaya çalışanları dinleyeyim?” Bana göre ön yargılı bir şekilde yaratıcılığa, yeni yorumlara kapıyı kapayan bir bakış açısını yansıtır ama soranlar vardır…

Günümüzün müthiş tenor saksofonisti, alto klarnetçi ve davulcu Joe Lovano’nun yeni albümü “Bird Songs” da Charlie Parker’ın eserlerinden oluşuyor. Bu albümü dinlemeden, sadece adını duyarak o soruyu sormuş olan varsa hemen geri alsın derim.

Çünkü bu bir müzisyene saygı sunmak için yapılan klasik anma albümlerinden değil. Lovano, tarzından çok etkilendiği idolü Bird’ün şarkılarını, bu kez kendisine ait düzenlemelerle çalmış.

Örneğin “Yardbird Suite”, olağanüstü bir piyano soloyla 12 dakikalık bir balada dönüşürken, Parker’ın orijinal versiyonundan oldukça farklı. Lovano’nun ünlü ikili saksofonu aulochrome ile yorumladığı “Biryard”da farklı motifler bir araya getirilirken, “Blues Collage”da üç Bird parçası birleştirilmiş. Bu albümde Bird şarkıları, Charlie Parker gibi değil, başka bir boyut katılarak yorumlanmış.

Lovano’nun Us Five adlı grubunda basta yer alan Esperanza Spalding, perküsyon ikilisi Otis Brown III ile Francisco Mella ve piyanist James Weidman’ın etkileyici performanslarına da ayrıca dikkat çekmek isterim.

Grubun 2009 tarihli albümü “Folk Art“tan sonra gelen bu çalışma, Joe Lovano’nun yaklaşık 40 yıllık kariyerinde Blue Note tarafından yayınlanan 22. albüm. Büyük beğeniyle karşılanan “Folk Art”ta tamamen Lovano’nun orijinal çalışmalarını yorumlayan Us Five, bu defa Charlie Parker’ın bilinen eserlerini çalsa da onlara kendi penceresinden bakmayı bilmiş. Modern caz dinleyicilerinin kaçırmaması gereken bir albüm.

Albümdeki parça listesi:

Passport
Donna Lee
Barbados
Moose the Mooche
Loverman
Birdyard
Ko Ko
Blues Collage (Carvin’ the Bird-Bird Feathers-Bloomdido)
Dexterity
Dewey Square
Yardbird Suite

Albüm için hazırlanan EPK’i aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

New Yotk’un ünlü cazkulübü The Village Vanguard’da gerçekleştirilen konser sırasında radyo NPR tarafından yapılan canlı yayının videosu da burada.

Reklamlar

Written by zülalk

06 Şubat 2011 at 16:11

>Notalara Kişilik Veren Piyanist

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet / 8 Kasım 2009

Türkiye’nin önde gelen kültür platformlarından İş Sanat, 10. yıldönümünü görkemli bir programla kutluyor. 8 Kasım’da başlayan 2009-2010 sezonu, birçok önemli müzisyeni canlı dinleme olanağı sunuyor.

Kuşkusuz bunların en başında da, “Bad Henry” lakaplı caz piyanisti ve besteci Hank Jones var. 9 Kasım akşamı İş Sanat Kültür Merkezi’nin konuğu Hank Jones Trio!

Bu yıl 91 yaşına basan ünlü piyanist, yaklaşık 78 yıldır sahnede; hâlâ NYU ve Harvard gibi üniversitelerde caz dersleri veriyor. Geleneksel caz metotlarını “Bebop” ile buluşturan özgün çalış tarzı ve sofistike bir lirizm içeren besteleriyle, caz müziğinin yol göstericilerinden birisi Hank Jones…

Birçok müzisyenin cazdaki yeni akımları denemekten çekindiği bir dönemde, o, bunları kendi tarzını yaratmak için bir fırsat olarak gördü. Hiç yılmadan yıllarca çalıştı; emprovizasyon yeteneğini geliştirirken geleneksel cazın içinde kalmayı başardı.

Mississipi’de müziğin çok önemsendiği 10 çocuklu bir evde yetişmiş Hank Jones. Kilisede ilahiler okuyan babası, cazın kilisede icra edilmesine karşı olsa da, çocuklarına küçük yaşlarda piyano dersleri aldırmış. Sonuçta o evden Hank Jones’la birlikte iki büyük müzisyen daha çıkmış: John Coltrane ile yaptığı çalışmalarla tarihe geçen caz davulcusu Elvin Jones ve usta trompetçi Thad Jones.

13 yaşından itibaren yerel gruplarla birlikte sahneye çıkan Hank Jones, o günden bu yana, gelmiş geçmiş en büyük caz efsaneleriyle çaldı. Hemen akla gelenler, Louis Armstrong, Charlie Parker, Ella Fitzgerald, Miles Davis, Charlie Haden ve Coleman Hawkins

Jones, hepsinden bir şeyler öğrenmiş, ama en çok “Bird” (Charlie Parker) ile çalmaktan heyecan duyduğunu da saklamıyor. Şarkıcılar içindeyse, “Ella en iyisiydi,” diyerek onu diğerlerinden ayırıyor.

Hank Jones’u diğerlerinden ayıransa, müziğe adadığı onca yılın ardından yitirmediği öğrenme isteği… Öğrenmenin sonu olmadığını, en iyi performansını henüz ortaya koymadığını söylüyor.

Duyduğum en iyi performans, Art Tatum’a aitti,” diyor ve en iyi olabilmek için insanın büyük bir ciddiyetle çalışması gerektiğini vurguluyor. Kendisi bugüne kadar yaptığı çalışmalardan mutlak bir tatmin duymasa da, başkalarını memnun etmek onu mutlu ediyor. Her gün yeniden aynı istekle piyanosunun başına geçmesini buna bağlıyor.

Yaşam Boyu Başarı dalında Grammy ile ödüllendirilen bir müzisyenin sözleri bunlar… Sanatı “dokunaklı, şiirsel ve kusursuz” sıfatları ile tanımlanan bir müzisyen böylesine alçakgönüllü olabiliyor…

Başkası olsa, “Marilyn Monroe J. F. Kennedy için ‘Happy Birthday Mr. President’ı söylerken ona eşlik ettim”, “Kariyerimde almadığım ödül kalmadı” ya da “The Ed Sullivan Show’da Frank Sinatra’ya eşlik ettim” diyerek kasılabilirdi. Oysa o, kendisini “Ben yaşadığım müzikal deneyimlerin bir sonucuyum sadece” diyerek tanımlıyor.

Caz tarihine altın harflerle yazılan sayısız albüm kaydeden bu kibar müzisyenin hayatında çarpıcı bir yan daha var: Hiçbir zaman bir “star” statüsünde ticari başarı kazanmadı Hank Jones… Alçakgönüllü ve dikkat çekmekten hoşlanmayan kişiliği nedendi belki de…

Ama yeteneği ve azmi sayesinde sanatında öyle bir noktaya geldi ki, yaptığı müziğin duyarlı kulakların dikkatini çekmemesi olanaklı değildi. “Bir piyanisti dinlediğinizde, her bir notanın kişiliği ve ruhu olmalı” diyor Hank Jones. Onun piyanosundan çıkan notalardaki ruh ve kişiliklerle yüz yüze tanışmak için belki de son şansımız bu konser…