Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

Archive for the ‘Coldplay’ Category

>Coldplay Yenilendi mi?

leave a comment »

>

© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/12 Temmuz 2008

Alternatif rock müziğin en başarılı gruplarından Coldplay’in dördüncü albümü, gecikmeli de olsa, Türkiye’de de çıktı. “Viva La Vida Or Death And All His Friends” adlı albüm, üç yıldır bütün dünyada sabırsızlıkla bekleniyordu. Çünkü grup, 2005 albümleri “X & Y”den sonra yeni bir sound yaratacaklarını iddia etmiş ve epeyce merak uyandırmıştı.

Toplam 10 milyon kopyayla yılın en çok satan albümünü yapan bir grup neden böyle bir çabaya girişmişti? Yeni Coldplay soundu nasıl olacaktı? Ne yapmalıydılar ki daha iyi olsun?

Bu soruları efsanevi prodüktör, ses cambazı Brian Eno’ya sormuş solist Chris Martin. Aldığı yanıtı Rolling Stone dergisinde yayımlanan röportajdan öğrendik: “Şarkılarınız çok uzun. Aynı numaraları çok sık tekrarlıyorsunuz. Aynı sesleri kullanıyorsunuz ve şarkı sözleriniz de yeterince iyi değil.” Söyleyen Eno olunca, ben de olsam doğruluğundan şüphe etmezdim. Ama asıl etkileyici olan, Coldplay gibi büyük bir grubun, daha iyi olma yönünde çaba harcaması ve satış rakamlarına bakmadan kendini yenilemeye çalışması…

Peki, bu çabalarının sonucu nasıl olmuş? 10 şarkının yer aldığı 44 dakikalık bir albüm çıkmış ortaya. Yine orta tempolu melodik şarkılar var. Yine romantik ve melankolik. Ama bu defa piyanonun öne çıktığı stadyum coşturan şarkılar yok. Yaylıların belirgin olarak kullanıldığı albüm, daha yavaş ve karanlık.

Eno’nun etkisi, kimi yerlerde oldukça belirgin. Afrika’dan, Latin dünyasından, Ortadoğu’dan değişik ritimler, ambient tınılar kullanılarak daha deneysel bir ton yakalanmış. Dikkat çeken bir yenilik de, vokal sesin daha düşük tonda tutulması.

EVRENSEL TEMALAR, YARATICI METAFORLAR

Yaşam, ölüm, aşk, savaş, barış, yalnızlık gibi evrensel temaları işleyen şarkı sözleri, dünya meselelerini epeyce dert ediniyor. İlk single olarak çıkarılan “Violet Hill”, tanrılaşan bir tilkiden söz ediyor. Ama o bildiğiniz tilkilerden değil; Amerika’da muhafazakarların propaganda aracı olarak işlev gören Fox News kanalı…

Kapanış şarkısı “Death And All His Friends” ise, dünyaya egemen olan intikam alma duygusuna değiniyor. Gitara eşlik eden piyano, tekrar tekrar gündeme gelen intikamlar döngüsünü reddedişin sesi…

Yaylıların dikkat çektiği “Yes”, yalnızlık canına tak eden bir adamın isyanını anlatıyor. Doğrusu, insan böyle bir şarkıyı, Hollywood’un ünlü oyuncusu Gwyneth Paltrow’la evli ve iki çocuk babası Chris Martin’den dinleyince biraz da garipsiyor…

Albüme adını veren “Viva La Vida”, birçok kişiye hemen Ricky Martin’i hatırlatsa da, esin kaynağı başka. Chris Martin, Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun bir eserinde yazan nottan etkilenmiş. İspanyolca’da “Çok Yaşa Hayat” anlamına gelen bu deyimin, ölümden bu kadar çok söz eden bir albüme isim olarak seçilmesi de ilginç. Kahlo’nun onca acıyı çekip resmine bu notu koyması gibi ironik…

Aslında bu isim, albüm kapağında yer alan Eugene Delacroix tablosu ile tamamlanınca, kendine özgü ayrı bir anlam da ortaya çıkıyor. Fransız İhtilali’nin simgelerinden “La Liberte guidant le peuple” (Halka Yol Gösteren Özgürlük) adlı tablo seçilmiş kapak resmi olarak. Özgürlük bir ölüm kalım meselesi değil mi?

“42” adlı şarkıda ise, hayranı oldukları Radiohead’e selam göndermeyi ihmal etmemişler.

Coldplay’in kullandığı metaforları epeyce irdeledik, ama son olarak şunu da eklemek gerekir ki, “Viva La Vida”, kapak resminin çağrıştırdığı ölçüde devrim yaratıp eskiyi yerle bir etmedi. Daha önceleri kendi müziklerini “çok ağır yumuşak rock” olarak anlatmıştı grup üyeleri. Yine aynı tanımı yapmak mümkün. Bazı değişiklikler var fakat şok edici değil. Grubun ilk dönemlerindeki tarzını tercih edenler mutlaka olacaktır, ama bu albümün de yine genel kabul görüp sevileceği kesin.

Ticari başarı konusuna gelince… Coldplay’in albüm pazarlama stratejilerinde önemli farklar var. İlk single’ın bir hafta boyunca internet sitesinden bedava indirilebilmesi sağlandı. Tanıtım için New York, Londra ve Barcelona’da bedava konserler verildi. Bunun sonucunda, albüm Amerika’da ilk yayımlandığı gün 317 bin adet kopyası satıldı. İngiltere’de albümler listesine bir numaradan girdi. Apple’ın dijital müzik satış platformu iTunes’un 5 yıllık tarihinde, ilk haftasında en iyi satan albüm oldu.

Chris Martin, Coldplay’in dünyanın ancak en iyi 7. grubu olduğunu söylüyor, Ama bakalım daha önce defalarca Grammy alan grup bu kez yine ödüle ulaşacak mı?

Reklamlar

Written by zülalk

13 Temmuz 2008 at 04:02

Brian Eno, Chris Martin, Coldplay, Radiohead kategorisinde yayınlandı