Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

Archive for the ‘Gilberto Gil’ Category

>Kocaman Yürekli Brezilya İkonu İstanbul’da

leave a comment »

>

© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/5 Temmuz 2008

Tarih: 7 Ağustos 1942. Yer: Brezilya’nın kuzeydoğusunda Bahia bölgesi. Genç bir çiftin 5. çocuğu Caetano dünyaya gelir. Çok geçmeden sanatsal yetenekleriyle çevresindekilerin dikkatini çeker; edebiyata, sinemaya ve müziğe meraklıdır. 17 yaşında bossa nova’nın meşhur sesi Joao Gilberto’nun müziğini duyduğu an, hayatında bir dönüm noktası olur.

1960 yılinda Salvador’a taşınır. Üniversitede felsefe okumaktadır. Sinemacı olmak isterken müziğin derinliklerine dalar. Kızkardeşi Maria Bethania için şarkılar yazmaktadır. 1960’ların ortalarında bir grup Bahialının arasına katılır. Kızkardeşinin yanı sıra, Brezilya’nın Kültür Bakanı Gilberto Gil ve Gal Costa da vardır aralarında.

Halkının büyük kesiminin fakirlik içinde yaşam savaşı verdiği Brezilya’da solcu hükümet, 1964 yılında bir askeri darbe ile devrilir. 20 yıl sürecek olan diktatörlük başlamıştır…

Caetano’nun arkadaşlarıyla kurduğu Tropicalismo hareketi, soluyla sağıyla ülkedeki bütün kesimleri rahatsız eder. Çünkü müzikleri alışılmışın dışındadır; geleneksel ile çağdaş arasında köprü kurup farklı bir karışım yaratmaktadır. Fado’dan, psychedelic rock’a, bossa nova’dan klasik müziğe birçok müzik türünü kullanarak folk geleneklerini deneyselci bir anlayışla yeniden yapılandırırlar. Tiyatro ve şiiri de işin içine katarak oluşturdukları söylemlerinde öne çıkan diktatörlük karşıtı görüşler, giderek bir kültürel harekete dönüşür. Yoksulluk, adaletsizlik gibi temaları işleyen şiirsel şarkı sözleri, bambaşka bir boyuta taşır Brezilya müziğini. İçinde punk tavrı olan, başkaldıran bir harekettir bu.

O kadar ki, genç rock grubu Os Mutantes ile verdikleri bir konserde, dinleyicilerin büyük bir kısmı arkalarını sahneye dönerek oturunca, grup üyeleri de onlara sırtlarını dönerek şarkılarını söyler. Portekizli şair/ressam Fernando Pessoa’nın bir şiirini okumaya hazırlanan Caetano, bu durum üzerine kalabalığa doğru bağırarak şunları söyler: “Siz gücü ele geçirmek istediğini söyleyen gençler! Politik tavrınız da müzikteki gibiyse, bittik demektir!” Neye uğradığını şaşıran dinleyici grubu, birden topluca dönerek sahneye bakar.

Uluslararası Sao Paulo Şarkı Festivali’nde yine Os Mutantes’le birlikte plastikten yapılma kıyafetler içinde çıkar sahneye. Amaçları, “E Proibido Proibir” (Yasaklamak Yasaktır) adlı şarkıyı söyleyip, hem müzikte hem de siyasette statükocu ve baskıcı tavra karşı çıkmaktır. Geleneksel Brezilya müziğinin, dans ritimleriyle ve rock soundu ile birleştirilerek zenginleşeceğini savunurlar.

Fakat bu tür özgürlükçü fikirler diktatörlerin hiç hoşuna gitmez…1968 yılı Brezilyası, darbe içi bir darbeye sahne olur. Giderek polis devletine dönüşen ülkede baskılar yoğunlaşır. Caetano ve Gilberto’nun Tropicalismo hareketini durdurmak isteyen faşist yönetim, soruşturma açıp her iki sanatçıyı da tutuklatır. Ardından Londra’da geçen 2.5 yıllık sürgün dönemi gelir.

1972’de ülkesine geri dönen Caetano’nun Londra yılları karanlık ve zordur. 70’ler ve 80’lerde en çok ses getiren eserlerini yazar. Artık Brezilya’da bir ikon seviyesine gelmiştir ve bugüne kadar neredeyse her yıl yeni bir albüm yayımlar.

Müzik yaparken, daima bir sanatçı duyarlılığı ile politik konularda topluma görüşlerini aktarır. 1992 albümü “Circulado”, o dönemde ABD Başkanı olan baba Bush’un “yeni dünya düzeni”ne bir karşı duruşken, 1997 albümü “Livro”, Amerikan kültürünün kendi kuşağı üzerinde nasıl iz bıraktığını anlatır.

Amerika’nın yarattığı kültür emperyalizmini eleştirirken, bir yandan da bu ülke ile onun müziğini ayrı tutmayı başarmıştır Caetano. 2004’te “A Foreign Sound” adıyla tamamen Amerikan şarkılarından oluşan bir albüm çıkarır. Cole Porter, Gershwin, Nirvana, Talking Heads ve Elvis Presley gibi büyük isimlerin şarkılarını yorumlayarak, hayatı daha zengin kıldıkları için onlara teşekkür eder.

Caetano, bugün Brezilya müziğinin en güçlü seslerinden birisi. En çok Grammy kazanan Brezilyalı sanatçı olarak ülkesinin tarihine geçti. Ama etkisi kıtaları aşıp dünyaya yayıldı; David Byrne gibi bir entelektüele, Devendra Banhart ve Beck’in de aralarında olduğu rock müzisyenlerine uzandı.

Öyle ki David Byrne, Caetano’nun bir konseri sonrasında ona duyduğu hayranlığı internetteki günlüğüne yazdı. “Odeio” adlı şarkısında “Senden Nefret Ediyorum” derken bile bunu punk ya da emo gruplar gibi adeta hırlayarak değil, şaşırtıcı bir hüzünle söylediğine dikkat çekti. Şaşırtıcıydı; çünkü kendisini birinden nefret ettiğini söylerken bulmanın yarattığı hüzündü bu…

Sevgili müzikseverler, Caetano Veloso, 10 Temmuz’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde! O, yalnızca çağımızın en önemli müzisyenlerinden birisi değil, kocaman yürekli bir insan hakları savunucusu ve yazar. Kaçırılmayacak bir konser!

Reklamlar

Written by zülalk

06 Temmuz 2008 at 11:44

Caetano Veloso, Gilberto Gil kategorisinde yayınlandı