Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

Archive for the ‘Nirvana’ Category

>Kurt Cobain Hair Metal Söyler mi?

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/ 3 Ekim 2009

Nasıl söylesin, 1994 yılında 27 yaşında yaşama veda etti,” diyorsanız yanılıyorsunuz. Yaşarken söylemese de, bugün Kurt Cobain’i Bon Jovi’nin “You Give Love A Bad Name” adlı şarkısını söylerken görmek olanaklı….

Hiç şaşırmayın; yıllar önce ölen müzisyenlerin bugünün sanatçılarıyla düet yaparken izlenebildiği, televizyon muhabirlerinin hologramla stüdyoya ışınlandığı ve insanların imzalamadıkları bir yazıyı imzalamış gibi gösterilebildiği bir çağda yaşıyoruz… Bir tür teknolojik büyü dönemindeyiz sanki…

Geçtiğimiz ay satışa sunulan Guitar Hero 5 adlı oyun da, işte bu dönemin son ürünlerinden. Bu yeni oyun, oyunculara Kurt Cobain’i karakterlerden biri olarak kullanma olanağını veriyor…

Ve böylece, “hair metal” denilen müzik türünün sonunu getiren Nirvana’nın vokalistine, bu türün en gözde temsilcilerinin şarkısı söyletiliyor…

KURT COBAIN NASIL OYUN KARAKTERİ OLDU?

Bunun nasıl olduğunu anlatmak için, Guitar Hero 5 hakkında genel bir bilgi vereyim. Bu oyun, dünyanın en çok satan müzik ve ritim temalı video oyun serisinin yeni halkası. Satın aldığınızda kutu içinde özel bir gitarla geliyor ve elektronik davul seti, mikrofon gibi kablosuz enstrümanlarla birleştirilerek, oyunculara kendi gruplarını kurma zevkini yaşatıyor.

Guitar Hero 5’da geniş bir şarkı listesi yer alıyor. 83 şarkıcıdan toplam 85 şarkıyı içeren bu listede, Van Halen, Linkin Park, Metallica vb. büyük grupların en sevilen parçaları var. Oyunculara sunulan gitar, aslında bir kontrol cihazı. Bu gitarla ekranda beliren notalara eş zamanlı basarak, müzik tarihinin en yetenekli rock gitaristleri gibi hissetmek olanaklı.

Oyundaki “Rock Star Creator” özelliği ile, avatar olarak kullanacağınız bir karakter yaratabiliyorsunuz. Giysilerinden vücut özelliklerine ve üzerindeki aksesuvarlara kadar istediğiniz her türlü düzenlemeyi yapabildiğiniz karakter, sizin “rock star”ınız oluyor.

Kurt Cobain’le ilgili sorun da tam bu noktada başladı. Yıllarca süren görüşmeler sonunda, birçok ünlü sanatçının bulunduğu oyunda, Cobain’in de olması konusunda anlaşma sağlandı. Böylece, grunge rock ikonu, unutulmaz şarkıları “Smells Like Teen Spirit” ve “Lithium” ile oyundaki yerini aldı.

Fakat sorun, Kurt Cobain karakterinin, oyuncular tarafından seçilip kendi karakterleri yapabilecek şekilde (unlocked playable character) tasarlanmasıydı. Bunun sonucunda, Cobain, gerçek hayatta söylemediği ve söylemeyeceği şarkıları oyunda söyler oldu…

EĞLENDİRİCİ Mİ ETİK Mİ?

Kimisi bu durumu eğlendirici bulurken, kimisi öfkeden çılgına döndü. Kurt Cobain’in telif haklarını elinde bulunduran eşi Courtney Love, ağır ifadeler kullanarak, konuyu yargıya taşıyacağını söyledi.

Oyunu piyasaya süren Activision firması, bu konuda Courtney Love ile sözleşme imzalandığını açıklarken, Love, Cobain’in sadece kendi şarkılarını söylemesi için izin verdiğini bildirdi.

Nirvana grubunun eski üyeleri ise, Kurt Cobain’in “başkalarına ait şarkıları aynı bir pandomimci gibi söylemesini izlemek rahatsız verici” dediler…

Belli ki, bu konu Activision açısından sadece bir iş… Courtney Love da, yıllardır Cobain’i çeşitli şekillerde pazarlayarak onun üzerinden para kazanıyor; ama demek ki onun bile içi elvermedi bu kadarına…

Çünkü Bon Jovi, Kurt Cobain’in temsil ettiği her şeyin tam karşıtıydı. “Hair band” denilen imaj odaklı grupların mesaj kaygısı duymayan şarkılarını söylemezdi Cobain… “Smells Like Teen Spirit”ti hair metal’i bitiren…

Bir insanın gerçekte söylemeyeceği şeyleri teknolojik oyunlarla söylemiş gibi gösterilmesi, zaten başlı başına sahtekarlık. “Ne var bunda büyütecek? Sonuçta bu bir oyun,” diyenler olabilir…

İyi ama bunu hayatta olmayan bir insana yapmak doğru mu? Kendi görüşünü savunamayacağı için, bu yapılan ona yapışıp kalmaz mı? Ayrıca her şeyden önce, bu onun anısına saygısızlık olmaz mı?

Düşünsenize; en sevdiğiniz grubu birden bire karşınızda hiç hoşlanmadığınız bir şarkıyı çalarken bulsanız, ne hissedersiniz? “İlk 10 saniye afallar, sonra eğlenirim,” diyenler var. Ben Joy Division’ı 50 Cent’in küfür dolu berbat şarkılarını çalarken görsem, hiç de eğlenmem.

Bir internet sitesinde bu konuda ilginç bir yorum çarptı gözüme: “John F. Kennedy’ye Nixon’ın sözlerini söyletmek gibi bir şey bu!

Ya da demokrat bir yazarı darbecilikle suçlamak için, yazdıklarının kesilip biçilip yeni bir forma sokulması gibi… Gerçek hayatta bu olursa, video oyunlarda neler olmaz ki…

Geçmiş olsun Kurt Cobain…

Reklamlar

Written by zülalk

03 Ekim 2009 at 21:16

>Ayın Albümleri

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/26 Mayıs 2007

Patti Smith- Twelve

Rock tarihinin en saygın isimlerinden, punk rock’ın şairi Patti Smith, geçtiğimiz günlerde yeni bir derleme albüm yayımladı. Klasikleşmiş rock şarkılarının yeniden yorumlandığı “Twelve”, Smith’in aynı zamanda tamamı başka sanatçılara ait şarkılardan oluşan ilk çalışması. Patti Smith ve grubu, bu albümde aralarında Jimi Hendrix, Bob Dylan, The Beatles, The Rolling Stones, The Allman Brothers ve Paul Simon’ın da bulunduğu ünlü grup ve müzisyenlerin şarkılarına yer vermiş. Bu şarkıların arasında, Stewie Wonder’dan “Pastime Paradise”, Tears for Fears’den “Everybody Wants To Rule The World”, Neill Young’dan “Helpless” ve The Doors’dan “Soul Kitchen” gibi parçalar öne çıkıyor.

Patti Smith, her zamanki gibi bilinen şarkılara kendi yorumunu getirip orijinallerine sadık kalmamış. Bana göre, bir şarkıyı yeniden yorumlayacaksanız yapılması gereken de bu olmalı. Çünkü orijinal haliyle kulaklara yerleşip ünlenen şarkıları hiçbir değişiklik yapmadan seslendirmek pek de heyecan verici ve yaratıcı olmuyor. Tabii, yeni yorumları beğenip beğenmemek de dinleyicilerin zevkine göre değişiyor.

Twelve albümünde özellikle, Nirvana’nın “Smells Like Teen Spirit” adlı şarkısı dikkatimi çekti. Bu şarkı, Kurt Cobain’in mükemmel yorumuyla ve ayrıca imajıyla öylesine özdeşleşti ki, doğrusu başka bir sanatçının sesinden dinlemek garip geliyor. Patti Smith’in bu şarkıdaki daha düşük tempolu yorumu, akustik gitar ve kemanı öne çıkaran müzikle birleşince, şarkının taşıdığı agresif havayı ve isyan duygusunu alıp götürmüş.

Albümle ilgili belirtilmesi gereken bir önemli nokta da, kayıt sırasında Patti Smith ve grubuna eşlik eden sanatçılar. Banjo’da oyun yazarı Sam Shepard; yine banjo’da 60’lı yılların folk sanatçılarından John Cohen; Red Hot Chili Peppers’ın basçısı Flea; Television grubunun solisti ve gitaristi Tom Verlaine ve The Black Crowes’dan Rich Robinson gibi rock tarihininin önemli müzisyenleri albüme konuk olmuşlar.

Kimileri, Patti Smith’in neden böyle bir derleme albüm yayımlama gereği duyduğunu sorgulayabilir. Ama ben diyorum ki, 60. yaşında dinleyicilerine yine keyifli bir albümle seslenen ve kendisini her zaman “işçi” olarak tanımlayan Patti Smith’e selam olsun!

Arctic Monkeys-Favourite Worst Nightmare

2005’te yayımladıkları ilk albümlerinden bu yana indie rock sahnesinde tam bir fırtına gibi esen Arctic Monkeys’in ikinci albümü “Favourite Worst Nightmare” ülkemizde de piyasaya çıktı. Grubun, hayranları tarafından kurulan Myspace sitesinde yayımlanan şarkılarının dikkat çekmesiyle başlayan sıra dışı serüveni, İngiliz dörtlünün tam bir fenomen haline gelmesiyle dolu dizgin devam ediyor.

Geçtiğimiz yıl müzik dünyasının en prestijli ödüllerinden Mercury Ödülü’nü alan grup, bugün büyük bir popülariteye ulaşmış durumda. O kadar ki, Tony Blair’den sonra İngiltere’nin Başbakanlık koltuğuna oturması beklenen Gordon Brown bile, her gün Arctic Monkeys’i dinlediğini, grubun sabahları insanı dirilten bir müzik yaptığını söyledi. 2007 Brit Ödülleri’nde, “En İyi İngiliz Grup” ve “En İyi İngiliz Albümü” ödüllerine değer görülen grup, Amerika’dan Japonya’ya kadar topladığı birçok ödülle son yılların gözdesi.

Bir öncekine göre daha hızlı ve gürültülü bir albümle yoluna devam eden Arctic Monkeys’in müziği bu defa çok daha enerjik. Bunun en parlak örneği ise, albümden yayımlanan ilk single “Brianstorm”. Albümün genelinde bu şarkıyla doruğa ulaşan agresif ve hızlı gitar soundu egemen. “Only Ones Who Know” ve “Do Me A Favour” ve “505” gibi yavaş şarkılar ise, albüme romantizm tadı katıyor.

İngiltere’de “ilk albümü en hızlı satan grup” olma ünvanına hak kazanan Arctic Monkeys’in bir diğer özelliği, solist Alex Turner’ın yazdığı sosyal konuları, dar gelirli sınıfın yaşam koşullarını yansıtan ve popüler kültüre atıf yapan nükteli şarkı sözleri. Bu albümde şarkı sözlerinin daha da olgunlaşmış bir şekilde ortaya çıktığı söylenebilir. Müzik çevrelerinde, özellikle ünlü İngiliz müzik dergisi NME tarafından büyütüldükleri gerekçesiyle eleştirilen grup, ikinci albümüyle bu görüşte olanlara da güçlü bir yanıt verdi. Toplam 37 dakika süren 12 şarkılık albüm, grubun kariyerinde sağlam adımlarla ilerlediğinin son kanıtı.

Written by zülalk

27 Mayıs 2007 at 19:23