Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

Archive for the ‘Owen Pallett’ Category

>2010’un En İyi Albümleri

leave a comment »

>Her yıl aralık ayında adet olduğu üzere, ben de yine “Yılın En İyi Albümleri” listesi yaptım.
Elbette listeler kişiye göre değişir; birisinin çok sevdiği bir albümü diğeri hiç beğenmeyebilir.
Ancak ne kadar öznel olsa da, ben listeleri seviyorum. Hem geçen yılı gözden geçirmek hem de iyi albüm yapan grupları desteklemek için faydalı oluyor.

“Ne var ki liste yapmakta?” demeyin… Yıl boyunca yayımlanan yüzlerce albümü takip edip dinlemek ve sonra da hepsinin arasında bir değerlendirme yapmak oldukça fazla emek ve zaman istiyor. Ayrıca belki herkesin en çok beğendiği ilk birkaç albüm bellidir; ama 50 albümlük bir liste yapıyorsanız, bu biraz daha zor oluyor.

Ben aşağıda isimleri yer alan albümleri tekrar anlatma gereği duymadım. Onun yerine ilk 20 albümde en sevdiğim şarkılara ait videoları ekledim. (Zaten bir kısmı hakkında daha önce de yazılar yazmıştım; blogda arama yaparsanız, o yazılara ulaşabilirsiniz.)

Bu albümler, 2010 yılında benim en yakın dostlarımdı. Sevincimi, üzüntümü, endişemi, heyecanımı bu albümlerle yaşadım. Özellikle “The Durutti Column“ün “A Paean to Wilson” adlı albümü olmasaydı, 2010 benim için çok daha zor geçerdi. Yürekten bağlıyım o albüme; dilerim ki herkes bulup dinlesin.

Gelecek yılı yeni dostlarımla tanışmak için büyük bir heyecanla bekliyor, herkese bol müzikli ve konserli iyi bir yıl diliyorum!

1-The Durutti Column – A Paean to Wilson
Albümde yer alan “Chant“ın YouTube’daki videousu var ekte. (Resmi video değil ama kim koyduysa ona da teşekkürler burdan.) 10 dakika 37 saniye ayırıp bu parçayı dinlemenizi öneririm.

Bir de yine aynı albümden “How Unbelievable“ı YouTube’dan ekledim. Video tam 4′ 56” ‘ya geldiğinde Tony Wilson İngiltere’deki ekonomik durumla ilgili şunları söylüyor: “How Unbelievable… The Labour could be in power for 10 years and the wealth gap in this country gets worse…”

Tam 7’11”de ise bu kez şöyle diyor Wilson: “Socialism is not complex. It means a deep, central belief, natural in your heart that the poor should not be so poor and the rich should not be so rich. In Britain, the gap between the rich and the poor has got wider…” Tony Wilson’a saygıyla şapka çıkarıyorum!

31-Beach House – Teen Dream
32-These New Puritans – Hidden
33-Glasser – Ring
34-Eluvium – Smiles
35-Les Savy Fav – Root For Ruin
36-Future Islands – In Evening Air
37-John Grant – Queen of Denmark
38-The Octopus Project – Hexadecagon
39-Eleven Tigers – Clouds are Mountains
40-Blonde Readhead – Penny Sparkle
41-Gold Panda – Lucky Shiner
42-Shed – The Traveller
43-Liars – Sisterworld
44-Holy Fuck – Latin
45-Paul Weller – Wake Up the Nation
46-Caribou – Swim
47-Ikonika – Contact, Love, Want, Have
48-Brian McBride – The Effective Disconnect
49-Keith jarrett-Charlie Haden – Jasmine
50-Autre Ne Veut – Autre Ne Veut

_

>OWEN PALLETT: TEK KİŞİLİK ORKESTRA

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet/ 4 Aralık 2010

İKSV binasının içindeki Salon, bu sezon programıyla kentin kültürel atmosferine önemli katkılarda bulunuyor. Geçen perşembe akşamı mekanın konuğu, çok yetenekli Kanadalı bir müzisyendi: 2010 yılının en başarılı albümlerinden birisine imza atan 31 yaşındaki Owen Pallett!

Pallett’ı eylül ayında New York’ta canlı dinlemiştim; The National grubunun konserinde açılışı o yapmıştı. Daha doğrusu, gitarist/perküsyonist Thomas Gill ile birlikte çalmıştı.

Final Fantasy adıyla anıldığı günlerden bu yana Owen’ın çalışmalarını beğeniyle izliyorum; ama canlı performansını ilk gördüğümde düşündüğümden çok daha fazla etkilenmiştim. Albümleri dinlerken hayran olduğum o zengin müziğin yalnızca iki müzisyen tarafından yaratıldığını görmek çok çarpıcıydı.

İstanbul’daki konserinde ise, başlıktaki ifadenin tam hakkını verdi Owen. Bu defa tek başınaydı. Kemanı, loop pedalı ve klavyesiyle çıkardığı seslerle, dinleyicilerin yüreğine dokundu.

ÇOKSESLİ MÜZİĞİ TEK BAŞINA İCRA EDEN MÜTHİŞ YETENEK

Pallett’ın albümlerinde öylesine bir ses çeşitliliği var ki, konseri gözünüzü kapayıp dinlerseniz kolaylıkla müziğin bir orkestra tarafından çalındığı duygusuna kapılabilirsiniz. Bu işin sırrı, canlı performanslarında ortaya çıkıyor.

Önce kemanını çalıyor Pallett, kendi çaldığı bu melodi loop pedal aracılığıyla tekrar edilirken, o kemanıyla başka sesler yaratıyor. Kimi zaman klavyesine dokunuyor, kimi zaman kemanı adeta bir mandolin gibi tutarak tellerini parmaklarıyla çekiyor. Bir tür ses deneyi yapıyor sanki… Bir orkestranın öğeleriyle yorumlanabilecek müziği, elektronik altyapıyla birleştiriyor.

Bu çok katmanlı müziği, büyük bir ustalıkla kullandığı yumuşacık vokaliyle süslüyor. Ayakkabısız, sadece çoraplarıyla sahnede dururken, ilginç bir şekilde yalın ama etkileyici bir duruş sergiliyor.

ÇİFTÇİ LEWIS İLE YARATICISI OWEN

Son derece zekice yazılmış şarkı sözleri, “Heartland” albümünde 14. yüzyılda Spectrum adlı hayali bir yerde yaşayan Lewis adlı bir çiftçiden söz ediyor. Aslında karısını ve kızını geride bırakıp savaşçı olan Lewis aracılığıyla bizlere şiddeti, öfkeyi, sevgiyi yani insanı anlatıyor.

Lewis ile yaratıcısı Owen arasındaki diyalog, konserde zaman zaman müzisyenin dinleyicilerle girdiği diyaloglarla kesiliyor. Twitter’da İstanbulla ilgili iletiler yazan Owen’a sorular yöneltiliyor kalabalığın içinden… İstanbul için “Gördüğüm en güzel şehir!” diye yazmış Owen.

Ben de diyorum ki, gittiğim en güzel konserlerden birisiydi Owen Pallett konseri! Sahnede tek başına durup o müthiş müziği yaratan adama çok imrendim. 70’lerin analog synth-pop’undan klasik müziğin çoksesliliğine uzanan bu ufak tefek adamın müzikteki izi gerçekten büyük.

O kendi müziği için şöyle diyor: “Gayler hakkında değil ama gay bir müzik bu.” Benden tam puan bu gay müziğe!

Ülkemizde henüz çok tanınmayan Pallett’ı İstanbul’a getirmek organizatörler açısından bir riskti. Bunu göze alanlara da tam puan!

Konserden videolar:
Owen Pallett- “Keep the Dog Quiet”
http://www.twitvid.com/player/AVVUV

Owen Pallett- “Lewis Takes Action”

Owen Pallett from zülal on Vimeo.

(Fotograflar ve videolar: Zülal Kalkandelen)

Written by zülalk

04 Aralık 2010 at 17:57

Owen Pallett, Thomas Gill kategorisinde yayınlandı