Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

Archive for the ‘Puccini’ Category

>Vitrindeki Abümler 20:

with 2 comments

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet/ 30 Mayıs 2010


JEFF BECK-Emotion & Commotion (Rhino/Warner)

Ritchie Blackmore, Eric Clapton, David Gilmour, Roger Waters, Santana gibi devlerden en büyük övgüleri alan Jeff Beck’in gitardaki yeteneği tescilli.

60’ların ünlü rock grubu The Yardbirds ile yaptığı çalışmalarla parlayan bir gitar ilahı o. En basit melodiyi bile çalsa, elektro gitarı konuşturup ağlatan, bir efsane isim.

Beck’in inanılmaz yeteneğinin yanı sıra, beni en çok etkileyen yanı, yıllar içinde birçok farklı türde müziğe gösterdiği ilgi oldu. Onun müziğinde her zaman bir çeşitlilik ve deneysellik ruhu vardı. Klasik müzik, soul, blues, rock, hatta tekno bile ilgi alanındaydı.

Yedi yıl aradan sonra çıkardığı stüdyo albümü de bu çeşitliliği yansıtıyor. Beck, kendi grubu ve 64 kişilik bir klasik müzik orkestrasıyla kaydettiği bu yeni albümünde, Jeff Buckley’den, Judy Garland’a, Screamin’ Jay Hawkins’den Puccini ve Dario Marianelli’ye kadar sevdiği farklı müzisyenlerin şarkılarını yorumlamış.

Soul müziğin güçlü sesi Joss Stone’un yorumladığı “I Put a Spell on You”, bugüne kadar yapılan en iyi cover’lardan birisi.

Vokalde opera sanatçısı Olivia Safe’in yer aldığı “Serene” ve “Elegy for Dunkirk”, opera ve rock müziği müthiş bir duygusal yoğunlukla buluşturmuş.

Swing şarkıcısı Imelda May’in pürüzsüz sesiyle söylediği Jeff Buckley şarkısı “Lilac Wine”, albümün en iyilerinden.

Over the Rainbow” ve “Nessun Dorma” gibi çok sevilen iki esere yapılan enstrümantal yorumları fazla yaratıcı bulmasam da, gitaristlerin gitaristini dinlemek her zaman eşsiz bir zevk.

“I Put a Spell on You” adlı şarkıya Joss Stone ve Jeff Beck’in yaptığı cover’ı aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz:

http://www.dailymotion.com/swf/video/xd3n6x_joss-stone-i-put-a-spell-on-you-liv_music

Written by zülalk

30 Mayıs 2010 at 13:38

>Yeni Yıl Müzikleri

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet Hafta Sonu/20 Aralık 2008

Yeni yıl yaklaşırken garip bir umut doğuyor insanın içine… Nasıl kapanan her kapının ardından bir yenisi açılabilirse, biten yılın ardından da belki her şeyin daha iyi olabileceği günler gelir… İnsanoğlunun zamanı izleyebilmek için pratik nedenlerle kendi yarattığı takvime böylesine bir anlam yüklemesi ilginç. Bir bakıma da iyi; hiç değilse bir süre yeni bir umut için hayal kuruyor insanlar…

Yeni yılın gelişi, hemen her ülkede benzer şekillerde gösteriyor kendisini. Büyük ikramiyeler dağıtan piyangolar çekiliyor. Caddeler, evler ışıklandırılıyor. Vitrinlerini rengârenk süsleyen mağazalar, bu ekonomik krizde pek şansları olmasa da, yılbaşı indirimleri yapıyor. Müzik sektöründe ise, yeni yıl albümleri dikkat çekiyor.

Bir araştırma yapılıp yeni yıl müzikleri belirlenmek istense, sonuç ne çıkar emin değilim; ama yayımlanan albümlere bakılırsa, dönemin taşıdığı umuda en uygun düşeni klasik müzik. Sakinleştirici etkisinden olsa gerek… Aşağıda bu tür albümlere örnekler verdim. Ayrıca bu albümlerin her biri, yılın bu döneminde güzel birer yılbaşı hediyesi olarak da düşünülebilir.

SARAH BRIGTMAN- A WINTER SYMPHONY (EMI)

2008, dünyanın en tanınmış sopranolarından Sarah Brightman için özel bir yıl oldu. Önce ocak ayında “Symphony” adlı çok başarılı bir albüm yayımladı. İspanyolca, Fransızca, İtalyanca ve Almanca söylediği şarkılarda vokal ustalığını bir kez daha kanıtladı. Sonra Pekin Olimpiyatları’nın resmi açılış gösterisindeki muhteşem performansıyla bütün dünyada takdir kazandı. Şimdi de, kariyerinin ilk noel albümünü yayımlayarak, “Müziğin Meleği” ünvanını pekiştiriyor.

Brightman’ın Kış Senfonisi, bilinen noel şarkılarından oluşuyor ama bazı sürprizlere de yer verilmiş. Albüm, ABBA’nın “Arrival” adlı şarkısının farklı bir versiyonuyla başlıyor. Son yıllarda yeniden gündeme gelen ABBA fırtınası, Brightman’ı da etkilemiş olmalı. Albüm satışı açısından bir taktik olarak planlanmış olsa bile, şarkıyı Sarah Brightman’dan dinlemenin zevkine diyecek yok.

Albümün en güzel parçası ise, Arjantinli müzisyen Fernando Lima ile seslendirdikleri “Ave Maria”. Brightman’ın masalsı sesinin Lima’nın tenor vokaliyle birlikteliği, gerçekten dört dörtlük.

“MUSIC FOR” SERİSİ

Sony BMG, yeni yıl öncesinde bir dizi toplama albüm çıkardı. Özellikle klasik müzik sevenlere hitap edebilecek olan bu serinin “Music For Dinner Parties”, “Music For Romance” ve “Music For Christmas” gibi çeşitleri bulunuyor. Dünyanın en önemli bestecilerinin hiç eskimeyen eserlerini bir arada dinleme olanağı sunan bu albümler, insanı yeni bir başlangıca hazırlıyor sanki…

“Music For Christmas”, doğal olarak daha dini motifli bestelere yer verirken, romantik anlara soundtrack olan büyüleyici melodiler “Music For Romance”da… Albümdeki 11 eser, Liverpool Kraliyet Senfoni Orkestrası, Viyana Filarmoni, Londra Telefilmonic Orkestrası ve Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası tarafından çalınmış.

Albümün bana göre tek kusuru, adını kapakta ilk gördüğümde irkilmeme neden olan bir şarkıyı da içermesi… Titanic filminden “My Heart Will Go On”… Gerçi Celine Dion’un o bıktıran yorumu değil albümdeki… Londra Telefilmonic Orkestrası’na flüt sanatçısı James Galway’in eşlik ettiği bir yorum var, ama ne yazık ki Celine Dion’la öyle özdeşleşti ki bu şarkı…

“Music For Dinner Parties”, kokteyller ve akşam yemekleri sırasında çalınabilecek eserleri bir araya getirmiş. Ama bence, yeni yıla hazırlandığımız günlere en uyanı da, serinin bu albümü olmuş. Çünkü neşe ve umudu en çok bu albümdeki parçalar hissettiriyor.

Bach’ın E Majör Keman Konçertosu ile başlayan albüm, Schubert’in Forellenquintett (Alabalık Beşlisi) adlı eseri ile sona eriyor. Tüm CD boyunca da, Liszt’ten Haydn’a, Kreisler’den Brahms’a uzanan güzel bir müzikal yolculuğa çıkarıyor dinleyeni.

RELAX VOL.3 SMOOTH CLASSICS

Klasik müzik konusunda uzman gazeteci Mark Pappenheim’ın, albüm kitapçığında yer alan yazısında bir ifade dikkatimi çekti. “Bu klasik parçalar, sakin bir şekilde akıp gidebilir, ama gerçek aşkın rotası hiç de öyle olmadı.” Albümdeki eserleri dinlerken pek de fark edilmeyen bir noktaya dikkat çekiyor Pappenheim. “Ne hoş, ne rahatlatıcı” diye dinleğimiz müziklerin önemli bir kısmının esin kaynağı, aslında büyük hırslar, kıskançlıklar ve aldatmacalar.

Örneğin Mozart’ın “Cosi fan tutte” adlı eseri, iki kızkardeşin oyuna gelerek, savaşa gittiklerini düşündükleri erkek arkadaşlarını aldatmalarını konu alan bir komik opera için yazılmış. İşin ilginci, bu hikayeyi bilmeden dinlerseniz, farklı duygular yaratabiliyor.

Üç CD’lik albümde Bach, Beethoven, Debussy, Vivaldi, Chopin, Puccini, Ravelgibi 18., 19. ve 20. yüzyılın büyük bestecilerinin yanı sıra, film müzikleriyle ünlenen John Barry’den de bir eser var. “Out of Africa” filminin unutulmaz müziği albümün yansıttığı hava ile uyumlu bir seçim olmuş. Toplam 31 eserin yer aldığı üç saatlik bir macera bu albüm!

Written by zülalk

20 Aralık 2008 at 22:18