Zülal Kalkandelen / Müzik Yazıları

Archive for the ‘Steve Winwood’ Category

>Vitrindeki Albümler 41:

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet/ 24 Ekim 2010

ERIC CLAPTON- Clapton (Reprise Records)

Eric Clapton, kısa bir süre önce “Clapton” adını verdiği 19. stüdyo albümünü yayınladı.

Ünlü gitar ikonu, prodüktörlüğü uzun süreli ortağı Doyle Bramhall II ile paylaştığı bu albümde, Steve Winwood, Wynton Marsalis, Sheryl Crow, Allen Toussaint, Derek Trucks ve J.J. Cale’in de aralarında bulunduğu önemli müzisyenlerle çalıştı.

İlk anda, yaklaşık 50 yıldır müzik kariyerini sürdüren büyük ustanın, bu kadar yaratıcılıktan yoksun bir albüm adı seçmesine şaşırmadım değil. Ancak bunun, belki de sıradanlığın ötesinde bir anlam taşıyabileceğini de düşündüm. Nitekim Clapton, albümün nasıl ortaya çıktığını açıklarken, “Bu albümün böyle olması planlanmamıştı. Ortaya çıkan şey, hayranlarımı şaşırtabilir ama beni de şaşırttı” diyor.

Aslında bana göre Clapton, belki biraz iddialı da olsa, bu çalışmasını “Beni Ben Yapan Müzikler” adıyla da çıkarabilirdi. Çünkü albümde, blues, caz ve rock’ın gelenekselden moderne doğru giden çizgisinde eklektik bir şarkı koleksiyonu var.

Örneğin, Melvin Jackson’dan “Travellin’ Alone”, Hoagy Carmichael’den “Rocking Chair”, J.J. Cale’den “River Runs Deep” ve “Everything Will Be Alright”, Irving Berlin’den “How Deep Is the Ocean” gibi klasiklere yer verilmiş.

Bunlar şaşırtmasa da, kanımca kapanışı biraz fazla uzatan “Autumn Leaves” pek iyi bir tercih olmamış. En sağlam parçalardan birisi ise, Crow’la Clapton’ın düet yaptığı “Diamonds Made From Rain”. Sonuçta bu kadar büyük yeteneği bir araya getiren bir albüm, elbette ki dinlenmeyi fazlasıyla hak ediyor.

“Diamonds Made From Rain”i aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz:

http://embed.pleng.com/flash/player_song_emb.swf

Written by zülalk

24 Ekim 2010 at 16:37

>İki Yıldızlı Katmerli Ziyafet

leave a comment »

>© Zülal Kalkandelen
Cumhuriyet/ 15 Haziran 2010

Turkcell Kuruçeşme Arena, bana göre, bu yıl sezonu pazar gecesi gerçekleşen çifte katmerli bir konserle açtı. Sahnede rock müziğin dev isimleri Eric Clapton ve Steve Winwood vardı.

İki müzisyen, 2.5 saate yakın çalıp, sadece bisten önce 5 dakika ara verdi. Geri kalan zamanda bir Clapton aldı mikrofonu eline bir Winwood. Clapton gitarı hiç bırakmazken; Winwood hem tuşlu çalgılar çaldı hem de gitar…

Bu konserin bir değil iki yıldızı vardı. Çalınan şarkıların yanı sıra, sahnedeki roller de ona göre ayarlanmıştı. Bunun önemine varamayan bir dinleyici çıkışta, “Eric Clapton dinlemeye geldim, Steve Windwood dinledim” diye yakınıyordu…

Oysa pazar gecesi o sahnede demokratik bir rol dağılımı vardı. Ne Winwood Clapton’ın önüne geçti, ne de Clapton Winwood’un…

Blind Faith‘in yorumladığı bir Steve Winwood bestesi “Had to Cry Today”le saat tam 21:10’da başladı konser.

Bu dinamik açılıştan sonra, Clapton’ın hemen her şarkıdan sonra tekrarladığı “Thank you very much” sözlerini duyduk.

İki müzisyenin bir zamanlar birlikte yer aldıkları Blind Faith grubunun aynı adlı 1969 albümünden üç parça daha çalındı: Eric Clapton’ın en sevilen şarkılarından “Presence of the Lord”, Buddy Holly’nin 1958 tarihli şarkısı “Well All Right” ve bir Winwood bestesi “Can’t Find My Way Home”.

Konserde anılan bir diğer bir isim, ünlü Amerikalı müzisyen J.J. Cale’di. “Low Down”, tribün kısmında oturanları bile ayağa kaldırıp dans ettirirken, Clapton’ın ilk solo albümünde de cover’ladığı “After Midnight”, aynı hareketi sürdürdü.

J.J. Cale’in 1976 tarihli şarkısı “Cocaine” ise, bisten önceki son şarkıydı. Burada yetenekli klavyeci Chris Stainton’ın müthiş solosunu anmadan geçmeyeceğim.

KONSERİN DÖRT ÇIKIŞ ANI

Toplam 20 şarkının seslendirildiği konserin dinamizmi, Winwood ve Clapton’ın akustik gitar çaldıkları bölümde bir ara düştü.

Dinleyiciler arasında konuşmaların başladığı asıl an ise, yavaş tempolu “Midland Maniac” sırasında Boğaz’da atılan havai fişek gürültüsünün müziğe karıştığı an oldu. Neyse ki, geri vokaldeki iki kadın müzisyen, dinleyicileri hep birlikte alkış tutmaya teşvik ederek, gürültünün bastırılmasını sağladı.

Bütün çalınanları tek tek anlatmak olanaklı değil ama, bana sorarsanız, konserin dört büyük çıkış anı vardı: 1.Crossroads 2. Cocaine 3.Voodoo Chile 4.Tough Luck Blues.

15 dakikalık muhteşem “Voodoo Chile” ve Blues’un Büyükannesi Ma Rainey’in 1928 tarihli parçası, “Tough Luck Blues”, Kuruçeşme Arena’da çalınan şarkılar listesine altın harflerle yazıldı.

Winwood ve Clapton’ın hem rengi ses hem de yorum açısından büyük bir uyum ve ustalık sergiledikleri konser, tadına doyulmaz bir blues-rock ziyafeti sundu dinleyicilere.

Biste çalınan “Dear Mr. Fantasy” ile geceyi bitirirken, hem İngiliz rock grubu Traffic’i andık hem de “Sevgili Bay Fantezi, çal bize bir ezgi, bizi mutlu edecek bir şey!” diyerek eşlik ettik şarkıya.

Clapton ve Winwood fazlasıyla mutlu etti bizi…

Written by zülalk

15 Haziran 2010 at 08:46